
7527 sy Kanun Sonrası
5199 sy Hayvanları Koruma Kanunu’nunda Sorunlar ve Uygulama
Çelişkileri,
İçişleri Bakanlığı Genelgelerinin Kanun Maddeleri ile Çelişkileri
A-) Temel yaklaşımı adeta “Üresinler-Topla-Öldür” olan, “KISIRLAŞTIRMANIN”
rehabilitasyon tanımı içinde önemsiz bir husus olarak yer aldığı bu yeni “7527 sy Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile, hayvanlar bir taraftan ÜREYİP ÇOĞALIRKEN, öte yandan belediyelerce toplanıp vahşice ÖLDÜRÜLECEKLERİ bir ÜREME-KATLİAM DÖNGÜSÜ yasallaştırılmış oldu.
B-) Bu yasada, hem sahipsiz hayvan sorununun ana kaynağı olan bekçi korumacı çoban köpeklerinin sahiplerince atılan yavrularına ve hem de ticari üretime de yönelik tedbir ve yaptırım olmadığı için, öldürülenlerin yerine yenileri gelmeye devam edecek. Dolayısı ile, siyasiler ve bakanlıkça topluma “bu kanun ile sokak hayvanı sorunu çözülecek” diye
empoze edilen söylemin tamamen tersine, sorun artarak daha çözümsüz olarak devam edecek.
C-) Zaten mevcut olan SOKAK KÖPEKLERİNE bakıldığı zaman, hemen hemen hepsinin ÇOBAN KÖPEKLERİNİN sahiplerince atılan yavrularının üreyen kırmaları olduğu görülmektedir.
D-) Şimdi, daha da vahimi, İçişleri Bakanlığı, yasadaki bu “akıl almaz çelişkileri ve boşlukları” gidermek için, “belediye vahşet ve katliamlarına adeta ortam hazırlayan ve kanuna tamamen aykırı maddeler” içeren, hala daha 1100 e yakın belediyede bakımevi olmadığının göz ardı edildiği GENELGELER yayınlıyor.
ÜREME ve KATLİAM İLE KAOSU DAHA DA DERİNLEŞTİRECEK ANA SORUNLAR:
1-) ANA KAYNAK ÇOBAN KÖPEKLERİ İÇİN BİR TEDBİR YOK: Sokak köpeklerinin ana kaynağı “18.000 küsur köyde kırsalda yaşayan tarım hayvancılık çiftçilik yapan milyonlarca vatandaşın malını sürüsünü koruyan 100 binlerce BEKÇİ ÇOBAN KÖPEĞİNİN sahiplerince sokağa atılan YAVRULARIDIR”. BU yasada bu bekçi çoban köpeklerinin atılan
yavrularının üremesini engellemeye yönelik hiçbir madde tedbir yoktur. Çoban köpeklerinin atılan yavruları maalesef çapraz üremeler ile sokakları doldurmaya devam edecek ve öte yandan belediyeler tarafından öldürülecekler.
2-) BAKIMEVİ OLMAYAN 1100 BELEDİYEYE BU YASA İLE 2028 E KADAR SÜRE VERİLMESİ: “2004 yılında Dünyaya örnek olarak devrim gibi çıkarılan ve ana hükmü KISIRLAŞTIRMA olan 5199 Sy Hayvanları Koruma Kanunu’na rağmen 21 yıldır bakımevi kurmayan KISIRLAŞTIRMA yapmayan 1100 belediyeye”, bu yeni kanun ile, bakımevi
kurmaları için ayrıca 2028 yılına kadar yeni süre verildi. Şimdi İçişleri Bakanlığı genelgeler yayınlıyor ve “belediyelere BAKIMEVLERİNİZİ hemen şimdi kurun, kuramazsanız yer çevirip hayvanları doldurun” diyor. Kapasitesi yetersiz olan belediyelere de 2028 e kadar kapasite artırma süresi verildi. Belediyeler ise “kanuna göre 2028 yılına
kadar süremiz var” diyor.(Ek. KANUN MADDE 4)
3-) İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’nın YASA MADDELERİNE AYKIRI “YER ÇEVİRME” GENELGESİ: Bu kez de, İçişleri Bakanlığı, bu “yeni yasaya da aykırı ve mevcut maddeler ile tamamen çelişen genelgeler” ile valilik ve özel idarelere “belediyeler hemen yer çevirip yaşam alanı oluşturup hayvanları oraya toplasınlar” gibi talimatlar veriyor.
a-) Yaşam Alanı Kuruluş Koşulu ve Kullanım Maddesi İhlal Ediliyor: Oysa, kanun maddesi “Sadece ruhsatlı izinli bakımevi olan belediyeler yaşam alanları kurabilir. Bu yaşam alanlarına da sadece önce bakımevine alınıp, kısırlaştırılıp rehabilitasyonu yapılmış hayvanlar konabilir” diyor. (Ek. Yönetmelik Madde 4 ve Madde 18)
b-) Yaşam Alanı Taşıması Gereken Fiziki Koşulları İhlal Ediliyor: Bu yer çevirmeler ile yaşam alanlarının taşıması gereken koşulları içeren maddeler de tamamen ihlal ediliyor. (Ek. YÖNETMELİK 17 ve 20)
c-) Toplanan Hayvanların Sadece Bakımevlerine Götürülmesi Maddesi İhlal Ediliyor: Kanun’daki “belediyeler köpekleri doğrudan bakımevine götürür, bakımevi dışında hiçbir yere bırakamazlar” hükümleri ihlal edilmesinin yanında, hayvanlar aç sefil ölümlere mahkum olurken, kısırlaştırılmadan kondukları bu çevrili yasa dışı alanlarda da
üreme hızla devam ediyor, sayı artıyor. (Ek. KANUN Madde 6, Yönetmelik MADDE 7 (1).
4-) KISIRLAŞTIRMA İÇİN BELEDİYELERE YAPTIRIM UYGULANAMADI FAKAT ŞİMDİ TOPLAYIP ÖLDÜRSÜNLER DİYE İDARİ CEZAİ YAPTIRIM VAR: Tam 21 yıldır TARIM BAKANLIĞINA ve DKMP Müdürlüklerine “Belediyeleri denetleyin, 5199 sy yasayı uygulasınlar, bakımevi kurup KISIRLAŞTIRMA yapsınlar” taleplerimiz, “Belediyeler seçilmiş kurumlar,yaptırım imkanı yok” diye cevaplar verildi. 1100 belediyede hala daha bakımevi yok! Valilikler ve bakanlıklar o zaman irade koyup yasayı uygulatsaydı, bugün Türkiye’de sahipsiz hayvan sorunu kalmazdı. Fakat şimdi TOPLA ÖLDÜR içeren yasayı uygulatmak için, belediyelere her türlü idari ve cezai yaptırımı kullanıyorlar.
5-) ÜRETİME YAPTIRIM YOK: Bu kanunda üretim çiftliklerinde, merdiven altı üretime, internet ortamında üretim ve satışlara, ithalata ve kaçak ithalata yönelik hiçbir önlem hiçbir madde yok.
6-) ÇÖZÜM DİYE ÖNE SÜRÜLEN “BAKIMEVLERİNDEN KÖPEK SAHİPLENDİRME” BU YASA SONRASI YÖNETMELİK HÜKÜMLERİ İLE ADETA İMKANSIZ HALE GETİRİLDİ:
Bakımevlerinden köpek sahiplenmek isteyenlerden Apartman Yönetim Planına göre izin ve yanında ayrıca Apt Yönetim Kurulundan tekrar izin belgesi istenmekte. Bakımevlerinden sahiplenme sayılarına ise kişi başına olarak HKK larca sınır getirildi.
TALEP: - TBMM de “Hayvan Hakları Komisyonu” kurularak, mevcut yasa başta KISIRLAŞTIRMA
HÜKMÜ olmak üzere, uygulanması mümkün olmayan çelişkili maddeleri ile yeniden görüşülmelidir. - Sahipsiz hayvanlara ana kaynak olan “bekçi korumacı çoban köpeklerinin” sahiplerince atılan yavrularının da Tarım Bakanlığınca kurulaca sistem içinde çapraz üreme olmadan kısırlaştırılmalarının (Çünkü köylü vatandaşın kendi korumacı köpeğini kendisi üretmesi 100 lerce yıllık gelenektir. Bunun yasaklanması mümkün olamaz) sağlanması hükmü
yasaya konmalıdır. - Bakımevi olmayan belediyelere en geç 1 yıl içinde bakımevlerini ve yaşam alanlarını
kurmaları için KISA bir süre verilmeli. - Bakımevi olan belediyelerin bakanlık tarafından belirlenecek sayıda etik ve tıbbi
koşullarda başta köpekler için KISIRLAŞTIRMA SEFERBERLİĞİNE hemen başlamaları zorunlu olmalı. - Olmayan belediyelerin yasadaki koşullara uygun bakımevi ve yaşam alanlarını kurup etik ve tıbbi koşullarda kısırlaştırma yapmaya başlamalarına kadar, Bakımevi olan belediyelerin 2 yıl içinde KISIRLAŞTIRMA seferberliği yapıp üreme kontrol altına alınıncaya kadar “VAHŞİ ve KOŞULSUZ TOPLAMA HÜKMÜ” ertelenmelidir. - Bakımevlerinden sahiplenmeye yönelik engeller kaldırılmalıdır. - Kamu vicdanını yaralayan toplumsal tepkilere sebep olan vahşet yaşanan bakımevleri
ve yaşam alanları İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişlerince denetlenmelidir.
Vatandaşların da, bu kanunun sorunu çözmeyeceğini bilerek gerçek anlamda tıbbi ve etik ÇÖZÜM GETİREN BİR KANUN ÇIKMASINI kurumlardan talep etmesini istiyoruz.
Bilgilerinize sunulur.
Nesrin Çıtırık
Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu Başkanı
20 Temmuz 2025
============
EK… Yasal Dayanak: İçişleri Bakanlık GENELGELERİ ile ihlal edilen
5199 Sy Hayvanları Koruma Kanunu ve Uygulama YÖNETMELİĞİ
MADDELERİ:
KANUN Geçici Madde 4 – (Ek:9/7/2021-7332/16 md.) (Değişik: 30/7/2024-7527/14 md.) Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu yirmi beş bini aşan belediyeler 31/12/2028 tarihine kadar ek 1 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen hayvan bakımevlerini kurmakla ve mevcut bakımevlerinin koşullarını iyileştirmekle yükümlüdür.
KANUN MADDE 6- Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur.
Yönetmelik MADDE 4- (1) Bu Yönetmelikte yer alan; g) Doğal yaşam alanı: Hayvan bakımevine getirilen hayvanların rehabilitasyon işlemlerinin tamamlanmasının ardından hayvan refahı ilkeleri gözetilerek barındırıldığı yerel yönetimlerce kurulan tesisi, (Not: Rehabilitasyonun en önemli uygulaması KISIRLAŞTIRMADIR)
YÖNETMELİK MADDE 7- (1) Yerel yönetimlerin görev ve sorumlulukları
şunlardır: a) Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanları 5199 saylı Kanun hükümlerince
toplatmak suretiyle çalışma izni alarak kurmuş oldukları hayvan bakımevlerine getirmek.
Yönetmelik MADDE 18- (1) c) Doğal yaşam alanları. (2) … Doğal yaşam alanları çalışma izni bulunan hayvan bakımevine tabi olmak şartıyla hayvan bakımevine bitişik veya ayrı yerde, bir veya birden fazla sayıda olmak üzere kurulabilir.
Hayvan bakımevi, özel hayvan yaşamevleri ve doğal yaşam alanlarının kurulacağı arazinin seçimi
Yönetmelik MADDE 17- (1) Hayvan bakımevi, özel hayvan yaşamevi ve doğal yaşam alanı kurulacak arazinin seçiminde dikkat edilecek hususlar şunlardır:
a) Bölgedeki afet riski ve iklim koşulları göz önünde bulundurulur.
b) Akarsu, göl, deniz ve sulak alanlardan, mezbaha, mandıra ve insan gıdası imâl eden iş yerlerine kuş uçuşu asgari 500 metre uzaklığa kurulabilir.
c) Ses ve kötü kokunun yayılmasını önlemek amacıyla yerleşim yeri dışında, ancak ulaşım
kolaylığı olan yerler seçilir.
ç) Yol, su ve elektrik gibi altyapı imkânları uygun bulunan yerler seçilir.
d) Bu tesisler atık bertarafının sağlandığı düzenli depolama tesislerine asgari kuş uçuşu 1 kilometre uzaklığa kurulabilir.
e) Seçilen arazi ile ilgili il tarım ve orman müdürlüğü ile il çevre, şehircilik ve iklim değişikliği müdürlüğünün uygun görüşü alınır.
Doğal yaşam alanlarında aranacak şartlar
Yönetmelik MADDE 20- (1) Doğal yaşam alanlarında; a) Doğal yaşam alanının kurulması için ilgili mevzuat hükümlerine göre izin alınması,
b) Çevresinin sabit yapılarla sınırlandırılmış ve hayvanların serbestçe giriş çıkışının engellenmiş nitelikte olması,
c) Hayvan sayısıyla orantılı kulübe veya korunaklı kapalı alanların yer aldığı bölmelerin kurulması, bu bölmelerde altı aylığa kadar yavrular ve küçük ırk köpekler için hayvan başına 8 m2, büyük ırk köpekler için hayvan başına 10 m2 asgari alan sağlanması,
ç) Hayvanların bulunduğu birimlerde temizlenebilir ve dezenfekte edilebilir malzemeden yapılmış yemliklerin ve sulukların seçilmesi,
d) Patojen mikroorganizmalara karşı ayda en az bir kez dezenfekte edilmesi,
e) Büyük hayvanlara günde en az bir öğün, yavrulara ise günde en az iki öğün yiyecek verilmesi, yiyeceklerin günlük hazırlanması, günlük olarak tüketilmeyen yiyeceklerin uygun saklama koşullarında saklanması, hayvanların yemek artıklarıyla beslendiği hayvan bakımevlerinde yiyeceklerin günlük olarak tüketilmesi ve gün boyunca yiyeceklerin
hayvanların önünde bekletilmemesi,
f) Çalışan tüm personelin hayvanlardan geçen hastalıklara karşı aşılanması, hayvan bakımı, eğitimi ve hastalıkları konusunda veteriner hekim tarafından bilgilendirilmesi,
g) Şehir şebekesine bağlı su veya bu amaca yönelik yeterli kapasitede su deposunun bulunması,
ğ) Su, şebeke suyu dışında başka bir kaynaktan temin ediliyorsa, suyun dezenfeksiyonu için gerekli tedbirlerin alınması, suyun bakteriyolojik ve kimyasal analizlerinin
yaptırılması, sonuçlarının saklanması ve analiz değerlerine göre suyun kullanılması,
h) Hayvanların sürekli sıcakta veya soğukta kalmalarını önleyici tedbirlerin alınması,
ı) Tellerle bölünen açık alanlarda tel delik aralıklarının hayvanların yaralanmalarını önleyecek şekilde yapılması,
i) 5996 sayılı Kanuna tâbi, ihbarı mecburî bir hastalık çıkması halinde durumun resmî
makamlara en kısa sürede haber verilerek yetkililerce alınacak yasal tedbirlerin uygulanması ve uygulattırılması,
j) Hayvan üretiminin yapılmaması,
k) Ziyarete gelen kişilerin hayvanlara doğrudan temasının ve ulaşmasının önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması,
l) Oluşacak tıbbî atıkların, 2872 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesince yönetiminin sağlanması,
m) Doğal yaşam alanlarından kaynaklanan atıkların türüne göre 2872 sayılı Kanun ve
ilgili mevzuat kapsamında yönetiminin sağlanması,
n) Hayvanların birbirlerine veya insanlara zarar vermesini engelleyecek yapısal ve idarî tedbirlerin alınması,