HAYKONFED’İN EYÜP BELEDİYESİ HAKKINDAKİ SUÇ DUYURUSU (ekte) HAZIR. PAZARTESİ SAVCILIĞA VERİLECEKTİR.

HAYKONFED’İN EYÜP BELEDİYESİ HAKKINDAKİ SUÇ DUYURUSU (ekte) HAZIR. PAZARTESİ SAVCILIĞA VERİLECEKTİR.

kopek-1-1

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

ŞİKAYETÇİ : HAYVANLARIN YAŞAM HAKLARI KONFEDERASYONU ………………………………………….

VEKİLİ : Av……….
Av. ……….
…………………………………………………………………………………………

ŞÜPHELİLER :
1- Remzi AYDIN (Eyüpsultan Belediye Başkanı)
Nişancı Mah. Eyüp Sultan Bulvarı No.72 Eyüpsultan / İstanbul
2- Eyüpsultan Belediye Başkanlığı Yetkilileri
Nişancı Mah. Eyüp Sultan Bulvarı No.72 Eyüpsultan / İstanbul

3- Gökhan KARADAĞ (Eyüpsultan Belediyesi Veteriner Hekimi)
Nişancı Mah. Eyüp Sultan Bulvarı No.72 Eyüpsultan / İstanbul

4- Eyüpsultan Belediye Başkanlığı Veterinerlik İşleri Görevlileri
Nişancı Mah. Eyüp Sultan Bulvarı No.72 Eyüpsultan / İstanbul

5- Tespit Edilecek Tüm Sorumlular

SUÇ : Görevi Kötüye Kullanma,
Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Bulundurma

AÇIKLAMALAR :

Hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması, hayvan hakları konusunda mücadele edilmesi amacıyla kurulan, Marmara Hayvan Hakları Federasyonu, Anadolu Hayvan Hakları Federasyonu ve Ege Hayvan Hakları Federasyonunun bir araya gelmesi neticesinde, Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu oluşturulmuş ve bu çatı altında mücadele edilmeye başlanılmıştır.

Ülkenin her bir yanından gönüllülerle iş birliği yapılmakta ve bu kapsamda ilgili kurumların görevlerini yapmaları, acı çeken ve işkence gören tüm hayvanlara karşı koruma sağlamak için çalışılmaktadır.

Aşağıda izah edeceğimiz şikayetimize konu olay ile ilgili olarak, çok sayıda gönüllüden müvekkil konfederasyon yöneticilerine ihbarlar gelmiş, gerek bu gönüllüler gerekse yöneticiler tarafından ilgili kamu kurumlarına şikayetler iletilmiştir. Ancak ilgililer tarafından usulsüz uygulamalara son verilmemiş olup, dolayısıyla, aşağıda izah edeceğimiz olaylar çerçevesinde Sayın Cumhuriyet Savcılığınıza şikayette bulunma zorunluluğumuz doğmuştur. Şöyle ki;

ŞİKAYETİMİZE KONU OLAYLAR:

1-Eyüpsultan Belediye Başkanlığı yıllardır, istihdam ettikleri 4 Veteriner Hekim ve bir merkezleri bulunmasına ve yasalar gereği sokak hayvanlarının bakım ve kısırlaştırmalarını usulüne uygun olarak gerçekleştirme yükümlülükleri bulunmasına rağmen yıllardır bu işlemleri yapmamakta, yalnızca sembolik sayıda köpeği alarak İBB bakımevlerinde kısırlaştırmaktadır. Dolayısıyla, Belediyenin üzerine düşen yasal vazifeyi yerine getirmemesi nedeniyle sokakta yaşayan köpek sayıları artmaktadır. Nitekim ekte bir örneği bulunan ve Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından BİMER üzerinden verilen başvuru cevabında da ilçe genelinde başıboş köpek sayısının insan ve çevre sağlığını tehdit eder boyutlara ulaştığının yetkili makamlarca tespit edildiği Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından belirtilmektedir. (ek )

2-Belediye tarafından gerçekleştirilmesi gereken kısırlaştırma işlemleri yapılmadığından sokakta yaşayan hayvan sayısı arttığı zaman ise, bir kısım vatandaşlar tarafından köpek sayısının fazlalığına ilişkin şikayetler Belediyeye iletildiğinde de Belediye, sokak hayvanlarını toplu biçimde almakta, başka ilçelere ve ormanlara atmaktadır. Hatta Belediye, orman içerisine kulübe yerleştirmiş ve buranın (yasal koşulları taşımamasına rağmen) barınak olduğunu iddia etmiştir.

3-Eyüpsultan Belediye Başkanlığı ayrıca bir süredir, ilçede yaşayan sokak hayvanlarını küpeli/küpesiz ayrımı yapmaksızın toplamakta ve sonrasında aldıkları yerlere geri getirmemekte, söz konusu hayvanları düzenli olarak beslemekte olan vatandaşlar karşı çıktığında ise Belediyenin kendisinin elinde Valilikçe verilen bir karar bulunduğunu, sokakta hayvan bakılamayacağını, hayvanların ancak sahiplenilirse vatandaşların kendi bahçelerinde bakılabileceğini iddia etmekte; sokakta vatandaşlarca beslenen köpeklerin Belediye tarafından alınacağını, vatandaşlar hayvanın yerinde kalmasını istiyorsalar resmi olarak sahiplenilmesi gerektiğini, aksi halde hayvanları öldürme yetkileri olduklarını dahi belirterek; vatandaşlara, sokak köpeği sahiplenmeleri için baskı kurmaktadır. Bu şekilde gerçekleştirilen bir sahiplenmeye ilişkin Belediye tarafından düzenlenen form örneği ektedir. (ek ) Sayın Cumhuriyet Savcılığınızca gerekli görülmesi halinde, formda hayvan sahiplendiği görülen ve kimlik bilgileri bulunan Ebru AYDIN’ın (35866586108) tanık olarak huzurda dinlenilmesi mümkündür. Öte yandan, ekte dökümü bulunan (ek) 26.10.2017 tarihli Haber Türk gazetesi İstanbul ekinde yer alan haberde de, Eyüpsultan Belediye Başkanlığının sokak köpeklerinin vatandaşlara zimmetlenmesi yönünde bir uygulama başlattığı görülmektedir. Bir hayvanın bakımının sağlanması ve sahiplenilmesi tamamıyla gönüllülük esasına dayanmakta olup, Belediye tarafından başlatılan zimmetleme uygulamasının hiçbir hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Sokak hayvanlarının bakımlarının gerçekleştirilmesi yasalar gereği Belediyenin sorumluluğunda iken, hukuki dayanaktan yoksun bir uygulamayla bu sorumluluğun vatandaşların üzerine devredilebilmesi mümkün değildir.

4-Şikayetimize konu olayda ise Eyüpsultan Belediye Başkanlığı Veteriner İşleri tarafından, görevli Veteriner Hekim Gökhan KARADAĞ’ın da talimatı ile Eyüpsultan İlçesinde bulunan sokak köpeklerinin “kuduz riskli temas” ve “kısırlaştırılacağı” iddiaları ile oklu iğnelerle vurulmak suretiyle toplatıldığı, toplatılan hayvanların baygın bir şekilde belediye araçlarında üst üste bekletildiği, bir kısmının öldüğü, yaşayan hayvanların büyük kısmının ilçe dışına veya ormanlık alanlara atıldığı, akıbetlerinin bilinmediği, söz konusu “kuduz riskli temas” ve “köpeklerin kısırlaştırılacağı” iddialarının, hayvanların toplanarak ölüme terk edilmeleri için gerçek dışı iddialar olarak kullanıldığı bilgisi müvekkil konfederasyona ulaşmıştır.

5-Belediye tarafından başlatılan hayvan toplama işlemleri, vatandaşların yoğun tepkisini çekmiş olup, gönüllüler tarafından çekilen videolarda, belediye görevlileri tarafından, vatandaşların tüm tepkilerine rağmen, küpeliler de dahil olmak üzere köpekleri uyuşturucu iğnelerle bayıltarak zorla topladıkları görülmektedir. Söz konusu olaylara ilişkin videolar aşağıdaki adreslerde bulunmakta olup, konuya ilişkin haberler ulusal basında da yer almaktadır. Ayrıca Belediyenin söz konusu uygulamasına ilişkin bir kısım görüntüler, dilekçemiz ekinde sunulmuştur. (ek)

https://www.facebook.com/HayKonfed/videos/1830021107012215/

http://www.ajanimo.com/eyup-belediyesi-gokturkte-5-aracla-…/

https://www.msn.com/…/ey%C3%BCp-belediyesinde-ha…/vp-AAtZinh

6-Belediyenin hayvan toplamasının vatandaşlar tarafından yoğun tepki görmesi üzerine, Belediye Başkanlığının resmi web sitesinde 24.10.2017 tarihinde;

“…İlçe genelinde başıboş köpekler Veteriner İşleri Müdürlüğümüzce toplanarak İstanbul Büyükşehir Belediyemiz Kısırkaya Barınağına götürülecektir.
Toplanan tüm köpekler, Eyüpsultan’da Her Can Kıymetlidir şiarıyla kayda alınarak, kuduz aşılamaları, iç ve dış paraziter uygulamaları, hasta olanların tedavileri ve kısır olmayanların kısırlaştırmaları ve mikroçipleri yapılacaktır. Köpeklerin tamamı mikroçip taramasından geçirilerek orijinleri belirlenecek ve ilçe dışı orijinleri saptananlar ilgili bölgelere gönderilecektir.
İnsan ve çevre sağlığını tehdit unsuru taşımayan köpekler, Kurumumuzca uygun görülen sayıda, Kurumumuzca uygun görülen adreslere bırakılarak kayıtlanacaktır.”

Şeklinde açıklama yapılmıştır.

(Belediyenin basın açıklaması
http://www.eyup.istanbul/…/…/basin-aciklamasi/13521%E2%80%ACadresinde ve bir örneği dilekçemiz ekinde (ek) mevcuttur.)

7-Öncelikle belirtmek isteriz ki; Belediye tarafından yapılan açıklamada, toplanan tüm hayvanların tedavilerinin kısırlaştırmalarının ve aşılamalarının yapılacağı belirtilmiş ise de; söz konusu iddiaların gerçek dışı olduğu, küpeli – küpesiz tüm hayvanların toplanıyor oluşuyla da belirgindir. Nitekim bir köpeğin küpeli olması, kendisinin zaten daha öncesinde aşılanmak ve kısırlaştırılmak üzere Belediye tarafından alındığını, dolayısıyla aynı gerekçeyle yeniden alınamayacağını, alınmasına bir gerek bulunmadığını göstermektedir. Daha önce kısırlaştırılmış olan bir hayvanın tekrar alındığında kısırlaştırılması mümkün olmadığından, söz konusu hayvanların ilçe dışına ve metruk alanlara bırakılarak ölüme terk edilmek için toplandıkları anlaşılmaktadır. Nitekim Belediye tarafından daha önce toplanan hayvanlardan da bir daha haber alınamamıştır. Ayrıca Belediye tarafından günlerdir organize bir şekilde toplanan hayvanların sayısı göz önünde bulundurulduğunda, toplanan tüm hayvanların sayı bakımından Kısırkaya Barınağına yerleştirilebilmesi de mümkün değildir.

8-Yine yukarıda belirtilen açıklamada, toplanan köpeklerden ilçe dışı orijinleri tespit edilenlerin ilgili ilçelere gönderileceği, insan ve çevre sağlığını tehdit etmeyen köpeklerin ise Kurumca uygun görülen sayıda, uygun görülen adreslere bırakılacağı belirtilmektedir. Hayvanları Koruma Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca Belediyeler, bir tehlike taşımayan ve yasaklı ırklardan olmayan sokak hayvanlarını yalnızca bakımını, aşılamalarını ve kısırlaştırmalarını gerçekleştirmek üzere geçici olarak alabilecek olup, gerekli müdahaleleri sağladıktan sonra söz konusu hayvanların alındıkları yerlere geri bırakılması yasal bir zorunluluktur. Buna rağmen belediye tarafından yasal düzenlemeye aykırı hareket edilmektedir. Ayrıca yukarıda anılan açıklamadan da görüldüğü üzere, Belediyenin kendisi tarafından uygun görülen sayıda hayvanı, Belediyenin kendisi tarafından uygun görülen yerlere bırakacakları belirtilmektedir. Yine bırakılacak hayvan sayısının Belediye Başkanlığı tarafından uygun görülecek miktarda olacağı yönündeki açıklamanın da yasal bir dayanağı bulunmamakta olup, ilgili mevzuatta, yasaklı ırktan olmayan hayvanların kalıcı olarak barınaklarda tutulabilmesinin bir dayanağı yoktur.

Hayvanları Koruma Kanunu m.6 uyarınca;
“…Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları esastır.”

Denilerek, kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların işlemleri bittikten sonra alındıkları ortamlara bırakılmaları esası getirilmiştir.

Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği m.21’de de;
“d) Geçici bakımevlerinde on gün süre ile gerekli duyurular yapıldığı halde sahiplendirilemeyen hayvanlar kontrolleri, aşıları ve tıbbî müdahaleler ile kısırlaştırılmaları yapıldıktan ve operasyon yaraları kapandıktan en az yedi gün sonra kayıt altına alınıp, müdahale görmüş olduklarını gösteren işaretleri üzerlerinde olacak şekilde veteriner hekimin onayıyla alındıkları ortama geri bırakılır. Bu ortamlarda belediyeler, gönüllü kuruluşlarla işbirliği içerisinde besleme odakları kurar ve hayvanların beslenmesine yardımcı olur. Hayvanlar, hiçbir suretle ilgili belediye sınırları dışındaki bir ortama, ormanlık alana veya diğer yaban hayatı yaşam alanlarına bırakılmaz.”
Denilerek, 5199 Sayılı Kanuna paralel bir düzenleme getirilmiştir.

Yine anılan yönetmelik m.20 uyarınca;
“(1) Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlar aşağıdaki esaslara göre toplatılır:
…c) Eziyet edilmeden toplanılacak veya toplattırılacak sahipsiz hayvanlar, nakliye araçlarında kafesler içerisinde geçici bakımevlerine kısırlaştırılıp ve aşılattırıldıktan sonra tekrar geri bırakılmaları için nakledilir. Toplanan hayvanların nakil esnasında herhangi bir zarar görmemesi için tüm önlemler alınır.”
Şeklinde düzenleme getirilmiştir.

9-Her ne kadar Belediye tarafından gönüllülerle işbirliği içerisinde oldukları iddialarında bulunulsa da toplanan hayvanların tümünün yerleri konusunda gönüllülere bilgi verilmemektedir. Oysa Belediyeler ilgili mevzuat uyarınca, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların toplatılması, kısırlaştırılması, aşılanması, gerekli tıbbi bakımlarının yapılması ve işaretlenmesi, alındıkları ortamlara geri bırakılması, sahiplendirilenlerin kayıt altına alınması ile geçici bakımevlerine gelen hayvanların sahiplenilmesi için YHKG ve gönüllü kuruluşlar ile işbirliği yapmaları konularında yetkili ve görevlidirler.

Hayvanları Koruma Kanununun 4. maddesinde;
“(j) Yerel yönetimlerin, gönüllü kuruluşlarla işbirliği içerisinde, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması için hayvan bakımevleri ve hastaneler kurarak onların bakımlarını ve tedavilerini sağlamaları ve eğitim çalışmaları yapmaları esastır.”

Denilerek, yerel yönetimlere hayvanların bakımı, tedavisi, korunması için gönüllü kuruluşlarla işbirliği içerisinde çalışma esası getirilmiştir.

10-Öte yandan belediye tarafından yapılan hayvan toplamalarında uyuşturucu iğne kullanılırken, yasal zorunluluğa rağmen veteriner hekim bulunmamaktadır. Uyuşturucu nitelikteki maddeler belediye personellerine alelade bir biçimde verilmekte, bu konuda yasal bir yetkinliği bulunmayan kişiler tarafından taşınmakta ve uygulanmaktadır. Söz konusu uygulama, uyuşturucu iğne uygulanan köpeklerden bir kısmının da ölümüne neden olmuştur. Uyuşturucu iğne nedeniyle ölen köpekler ekte sunduğumuz video ekran görüntülerinde (ek ) ve videoların asıllarında da görülmektedir.

11-Bilindiği üzere, uyuşturucu madde ihtiva eden ürünlerin saklanması, taşınması ve uygulanması mevzuat gereğince belirli kurallara tabi olup, bu kurallara uyulmaksızın uyuşturucu maddelerin yetkili olmayan kişilere verilmesi, bu kişilerce bulundurulması ve hayvanlara uygulanması hukuka aykırıdır. Ayrıca uyuşturucu madde içeren ilaç ve iğnelerin veteriner hekim kontrolünde kullanılmayarak yetkisiz kişilere verilmesi, söz konusu uyuşturucu maddenin akıbetinin denetimi imkanını da ortadan kaldırmaktadır.

Türk Ceza Kanunu m.188 uyarınca;
“(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.

(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.

(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.”
Şeklindeki düzenleme ile üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan uyuşturucu nitelikteki maddeler hakkında da söz konusu yasa maddesinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Nitekim Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği m.20 uyarınca;
“d) Sahipsiz hayvanlar öncelikle kafes ve ağ ile yakalanır. Bu metotlarla yakalamanın mümkün olmadığı durumlarda yakalama sopasıyla da yakalama yapılabilir. Uyuşturucu tüfek uygulamaları ile yakalama ancak veteriner hekim kontrolü altında yapılır.”
Şeklinde düzenleme getirilmiş olup, uyuşturucu madde ile yakalama yapılabilmesi için bu işlemin veteriner hekim kontrolü altında yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Anılan Yönetmelik m.9 uyarınca;
“(1) Sorumlu veteriner hekimler; a) Bağlı bulunduğu kurum, kuruluş ve tüzel kişilerle birlikte çalıştığı yerin mevcut mevzuata uygun bir şekilde faaliyet göstermesinden …görevli ve sorumludur.”
Şeklindeki düzenlemeyle veteriner hekimin, bağlı bulunduğu kurumun mevzuata uygun şekilde faaliyet göstermesi konusunda sorumluluğu bulunduğu belirtilmiştir.

5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu m.13 uyarınca;
“(3) Psikotropik ve narkotik veteriner tıbbî ürünleri, bu Kanun hükümlerine ilave olarak uyuşturucularla ilgili özel kanunlara da tâbidir. Bu ürünler sadece klinisyen veteriner hekimlere, veteriner fakültelerinin ilgili birimlerine satılabilir, sadece veteriner hekimler tarafından uygulanır ve Bakanlığın izni olmadıkça devredilemez ve satılamaz. Bu ürünler için azaltılmış olsa dahi tanıtım numunesi hazırlanamaz.”

Yine 5996 sayılı Kanun m.14 uyarınca;
“(2) Veteriner tıbbî ürünler, kullanıma arz edilen hâliyle, etiket ve prospektüs bilgilerine göre uygulanır. Buna aykırı uygulamalarda sorumluluk, uygulayana ve uygulanmasına izin verene aittir.”

12-Ayrıca uyuşturucu iğne ile hayvanların toplatılması işlemi veteriner hekim kontrolü bulunmaksızın yetkili olmayan kişiler tarafından yapıldığında, hayvan ve halk sağlığı da tehdit edilmektedir. Uyuşturucu iğnenin hatalı kullanımı, hayvanın yaralanmasına ve ölümüne neden olabilmekte, kullanılan iğnelerin usulüne uygun bertaraf edilmeksizin halka açık alanlara atılması, çevre ve toplum sağlığını, vatandaşların hayatını tehlikeye atmaktadır. Nitekim Eyüpsultan Belediyesinin hayvan toplarken kullandığı uyuşturucu iğneler sokaklara atılmakta, herhangi bir yetişkin birey ya da çocuk, bu iğnelere kolaylıkla ulaşabilmektedir. Uyuşturucu iğnelerin usulüne uygun bertaraf edilmeyerek herkesin ulaşabileceği alanlarda bırakıldığı, ekteki video ekran görüntülerinden (ek ) ve video asıllarından anlaşılmaktadır.

13-Yine Belediye Veteriner İşleri tarafından köpeklerin toplanması için öne sürülen bir başka gerekçe olan “kuduz riskli temas” iddiasının gerçeğe uygun olduğunun düşünülmesi halinde de bir Belediyenin, Bakanlık talimatı olmadıkça toplama yapabilmesi mümkün değildir.

5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu uyarınca;
“Madde 4: (1) Bulaşıcı hayvan hastalıklarının kontrolünde aşağıdaki esaslar uygulanır:
a) Bakanlık, ihbarı mecburî bir hastalığın varlığı veya şüphesi ya da yeni bir salgın durumunda, inceleme yapmak, teşhis etmek, gerekli kontrol ve koruma tedbirlerini almakla yükümlüdür.
b) Bakanlık, ihbarı mecburî bir hastalığın ortaya çıkması veya ortaya çıkma şüphesinin varlığı hâlinde, koruma ve gözetim bölgelerinin oluşturulması, hastalığın araştırılması ve hastalığın yayılmasının önlenmesi için gerekli kontrol, numune alma, teşhis ve diğer incelemeleri yapmaya, aşılama, hayvanların izole edilmesi veya itlaf ve imha edilmesi, hayvanların veya insanların hareketlerinin kısıtlanması veya yasaklanması amacıyla kordon konulması, suni tohumlama ve ıslah çalışmalarının durdurulması, hastalığın yayılmasına sebep olabilecek hayvansal ürün, yem, alet, ekipman ve bunun gibi bulaşık materyalin imhası da dâhil her türlü tedbiri almaya yetkilidir.
(6) Bir yerde bulaşıcı hayvan hastalığı ya da sebebi belli olmayan hayvan ölümlerinden haberdar olan ilgililer, durumu Bakanlığa ihbar etmekle yükümlüdür.
(8) İl özel idareleri ve belediyeler, hayvan hastalıkları ile mücadele ve kontrollerde Bakanlığa yardımcı olmakla yükümlüdür.”

İşbu madde uyarınca “kuduz riskli temas” iddiaları söz konusu olduğunda gerekli tedbirleri almaya yetkili mercii Bakanlık ve Bakanlığa bağlı resmi veteriner olup, ilgili Kanun ve Yönetmelikte Resmi Veteriner hekim tabiriyle kastedilen ise herhangi bir Veteriner Hekim değil, 5996 sayılı Kanun m.3/53 uyarınca “Bakanlık adına görev yapan Bakanlık personeli veteriner hekim”dir.

14-Kuduz Hastalığından Korunma ve Kuduz Hastalığı ile Mücadele Yönetmeliği m.11 uyarınca;
“Hastalık şüphesi oluşturan sıra dışı davranışlar, ısırma veya ısırılma bulguları, yabani hayvanlarla temas ve sebebi belli olmayan hayvan ölümlerinden haberdar olan hayvan sahipleri ve bakıcıları, veteriner hekimler ile muhtarlar, köy korucuları, celepler, çobanlar, gemi kaptanları, istasyon ya da gümrük memur veya idarecileri gibi ilgililer durumu aynı gün içerisinde yetkili otoriteye bildirmek zorundadır. Belediyeler, muhtarlar ve hayvan sahipleri resmi veteriner hekim gelene kadar il ve ilçe müdürlüklerinin yazılı ya da sözlü talimatlarını uygulamakla yükümlüdür.”

15-Yukarıda anılan bir kısım yasal düzenlemeden de görüleceği üzere Belediyelerin, kuduz riskli temas olması halinde Bakanlık Resmi Veteriner Hekiminin talimatlarına uygun hareket etmesi gerekmekte olup, Belediyenin, bizzat Bakanlık Resmi Veterinerinin yerine geçerek karar verme yetkileri yoktur. Bu nedenle, kuduz riskli temas olduğu gerekçesiyle sokakta yaşayan köpeklerin toplanması konusunda Eyüpsultan Belediye Başkanlığına, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca verilen bir talimat bulunup bulunmadığının tespit edilebilmesi amacıyla, bu hususun Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğünden (Bağdat Cd. No.307 – 309 Erenköy – Kadıköy / İstanbul) sorulmasını talep ederiz.

16-Hayvanların yaşam hakları, ulusal ve uluslararası kanun ve sözleşmelerle koruma altına alınmış olup şikayete konu fiiller yasaya ve sözleşmelere aykırıdır. Sayın Cumhuriyet Savcılığınızca da bilindiği üzere, hayvanların yaşam haklarına ilişkin bir kısım yasal düzenlemeler ve sorumluların tabi tutulduğu yasa hükümleri aşağıdaki gibidir:

a-Hayvanları Koruma Kanunu m.4 uyarınca;
“a) Bütün hayvanlar eşit doğar ve bu Kanun hükümleri çerçevesinde yaşama hakkına sahiptir.
b) Evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Sahipsiz hayvanların da, sahipli hayvanlar gibi yaşamları desteklenmelidir.
c) Hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır.”

b-UNESCO Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi uyarınca;
“Madde 1. Bütün hayvanlar biyolojik denge kavramı içerisinde varolmak bakımından eşit haklara sahiptir.
Madde 2. Bütün hayvanlar saygı gösterilme hakkına sahiptir.
Madde 3/1. Hayvanlara kötü muamele edilemez veya zalimane davranışlarda bulunulamaz.
Madde 5/1. Bir insanın desteğine ihtiyaç duyan her hayvan uygun beslenme ve bakımı görme hakkına sahiptir.
Madde 5/2. Hiçbir koşul atında terk edilemez veya adil olmayan bir şekilde öldürülemezler.
Madde 9/2. Hayvanların güvenliğinin koruma altına alınması hususu Devlet örgütleri düzeyinde temsil edilmelidir.”

c-Türk Ceza Kanunu m.257 uyarınca;
“(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

17-Hayvanlara yönelik olarak gerçekleştirilen fiillerden, hem söz konusu fiilleri gerçekleştiren personeller, hem talimatı veren yetkililer, hem de personelleri denetlemekle yükümlü yetkililer sorumludur. Bu nedenle şikayetimize konu fiilleri gerçekleştiren kişilerin ve denetim görevini yerine getirmeyen tüm sorumluların tespiti ve cezalandırılmaları, daha fazla hayvanın zarar görmesinin engellenmesi gerekmektedir.

18-Bu nedenlerle, şikayetimize konu olayın açıklığa kavuşturulması amacıyla, Eyüp Belediyesi Veterinerlik İşleri Müdürlüğünün faaliyetleri hakkında inceleme başlatılması; delillerin karartılmasının önüne geçilebilmesi amacıyla soruşturma sonuçlanana kadar fiilleri gerçekleştirilen sorumluların görevden uzaklaştırılmaları talebimiz bulunmaktadır.

19-Neticeten, yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle şüpheliler hakkında “Görevi Kötüye Kullanma”, “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Bulundurma” ve tespit edilecek diğer suçlardan kamu davası açılmasını talep etmek zorunluluğumuz doğmuştur.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, şüpheliler hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak, “Görevi Kötüye Kullanma”, “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Bulundurma” ve tespit edilecek diğer suçlardan kamu davası açılmasını talep ederiz.27.10.2017

Saygılarımla,

Şikayetçi
Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu
Vekili
Av. …..

Ekleri: 1-Şikayete konu olaya ilişkin bir kısım görüntüler.
2-Yetki belgesi.
3-Harçlandırılmış vekaletname sureti.

Yayınlayan Hakkında

İlginizi Çekebilir

Şikayet ve Talep

15. Hayvanlar İçin de ADALET İstiyoruz: Sayın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilgisine

  Hayvanlar İçin de ADALET İstiyoruz: Sayın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilgisine: Yalova Belediye Bakımevinde KÖPEKLERİ İŞKENCE İLE ÖLDÜREN görevliler, Başkanın emri ile hala daha Yalova Bakımevinde ÇALIŞMAYA devam

Şikayet ve Talep

İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı’ndan Soruşturma İstiyoruz… DİLEKÇEYE KATILIN.

Bisiklet turunu FIRSAT bilip, İstanbul ormanlarından dahi köpekleri toplatan İbb Veteriner İşleri Müdürü Muhammed Nuri Coşkun, Bisikletlilerin önüne çıkabilecek YABAN HAYVANLARINI DA TOPLATACAK MI?? İbb Teftiş Kurulu Başkanlığından Soruşturma İstiyoruz…

Şikayet ve Talep

Tarım ve Orman Bakanlığına, Hayvanlara Vahşetin Durması İçin Cezalar 2 Yıldan Başlamalı

Her yerden BELEDİYE VAHŞETİ ve ZULMÜ haberleri yağmur gibi yağıyor. Belediye barınakları ölüm kampı, toplama en vahşi şekilde yapılıyor. Belediye başkanları HAYVANLAR yok ettirirken, gönüllülere her türlü psikolojik baskı ve