Bu Kadar İnsan Ölüyorken Neden Hayvanlar? Hazal Karaaslan – AnadoluFed

hazalSavaş Ezgi bir şiirinde şöyle seslenmiş; Bütün mevsimler tutsak düşse de yangına Her bahar Dicle’yi emzirir dağlar.
Bahar Dicle’nin dağları kucakladığı yerde başlar Alışamam ölüme, alışamam Ölüm insana aykırıdır, alışamam Susmak insana aykırıdır, susamam.
Bütün mevsimler yangına tutsak düştüğünde bile dağlar Dicle’yi emzirmekten vazgeçmiyorsa; doğa yeniden uyansın diyedir.Bizim meselemiz sadece hayvan hakları değil, doğanın içinde bulundurduğu canlı ve cansız tüm varlıkların korunmasıdır. Ne bir insan, ne bir hayvan, ne bir ağaç, ne bir çiçek, ne bir böcek zeval görsün istemeyiz. Meseleye hayvan hakları açısından daha çok yaklaşıyoruz çünkü, yeryüzündeki en savunmasız canlılardır hayvanlar; biz onların gören gözü, işiten kulağı, atan kalbi, hisseden vicdanı olmaya çalışıyoruz.

Demem o ki; evet insanlar ölüyor ama o insanları hayvanlar öldürmüyor, yine kendi cinslerinden olan diğer insanlar öldürüyor ve insanlar birbirini öldürüyor diye hayvanlara daha fazla sırt çevrilmesini vicdanım kabullenemiyor.

Biz ölüyoruz; kendi içimizdeki sevgi eksikliklerinden, türlü hesaplaşmazlıklardan ve kazanma hırsları nedeniyle.

Biz ölüyoruz çünkü her birimiz bir başkasına olan sevgisini/saygısını köreltip vicdanını öldürüyor. Vicdan demişken, dilsiz canların dili olmak vicdanın en doruk noktası değilse nedir?

Bir hayvanın kılına zarar vermeyen, bir çiçeği dalından koparmaya kıyamayan insan başka insanlara kıyar mı? Belki biz insanlar kendi cinsimizi ön plana alıp doğadaki diğer canlıları hiçe sayarken diğer insanların duygu ve düşüncelerini de hiçe saymış oluyor ve en başta hata yapıyoruzdur… O zaman hayvanlardan başlayalım tüm canlıların yaşama ve var olma hakkına saygı duymaya, belki bu hatamızı telafi edebiliriz. İnsanlar ölmesin, hayvanlar da ölmesin; ağaçlar, çiçekler, böcekler de…

Doğa bir bütündür ve ölümlerin daha fazla ölüme yol açmaması için yaşatmaya bir yerlerden başlamak lazım… Yaşatmak arzusu olursa vazgeçilmez kıblemiz, dünyayı çok daha yaşanabilir bir yer haline getirmek işten bile değil!

İnsanlar arasında dil-din-renk ayrımı yapmak ne kadar ilkellikse, canlılar arasında tür-cins-sınıf ayrımı yapmak da o kadar ilkelliktir. Birçoğumuz bu gerçekleri fark edemediği için bugün acılar içindeyiz ve dünya bu yüzden bu kadar kirli; ‘katlanılabilir’ olan dünyamızı ‘yaşanılabilir’ hale getirmek aslında çok kolay…

Bir adım, küçük bir adımla başlar her şey.

Hazal KARAASLAN

Yayınlayan Hakkında

İlginizi Çekebilir

Haberler

“Bir Bakımevi Nasıl Olmalıdır” Konferansı

Tunceli Belediyesi Görevlilerinin, Orman Ve Su İşleri Müdürlüğümüzün, İlçe Belediye Başkanlarımızın, Munzur Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Projeleri Kulubü ve TOG Gurubunun, Tüm Öğrencilerin, Öğretim Görevlilerinin Temsilci ve Gönüllülerimizin ve konuya ilgi

Haberler

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Ziyareti

HayKonfed Temsilcisi Haydar Özkan’ın yasa tasarısı hakkında Bakan Yardımcısı Sn Harun Tüfekçi ile görüşülmesine ilişkin Bilgilendirmesi: 1. Hayvanları Koruma Kanunu’nun TCK kapsamına alınmasında, Belediyelerin için de CEZA olması ve Orman

Haberler

HayKonfed olarak bugün Açık Radyo’da HAYVANA ŞİDDET ve TASARI konusundaki görüşlerimizi dile getirdik.

Cezaların caydırıcı olması için 2 yıldan başlaması gerekmektedir..Hayvana şiddet kamuoyuna yansıyanların dışında, görmediğimiz daha 1000 lercesi yaşanıyor. Bu hayvanları ıssızlara, çöplüklere, ormanlara Belediyeler atıyor.Hayvanlar, adeta ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ vahşeti altındalar.